
Bilâl Sami Gökdemir: Kartepe’yi masaya yatırdığımız “Büyük Buluşma”nın ikinci bölümüne hoş geldiniz. İlk bölümde kent meydanını masaya yatırdık. İkinci bölümde, gelen soruları, ilçe başkanlarımızdan cevaplandırmalarını isteyeceğiz. Bunun haricinde, konu nerelere gidecekse, fazla da uzatmadan devam edeceğiz. “Sarımeşe’de oturuyorum. Çöpler öyle bir düzensiz ve garip aralıklarla toplanıyor ki; anlam vermek mümkün değil. Eskiden beldeyken böyle sorunlar yoktu. O kadar beldenin imkanlarına sahip ilçede daha iyi hizmet almak hakkımız değil mi?” demiş, Sarımeşe’den Sadık bey! Yine, gerçi bu sorunun muhatabı belediye başkanı ama burada Ak Parti’yi temsilen bulunduğu için, Ak Parti Kartepe İlçe Başkanı Sayın Hasan Kandaz’a söz hakkı vermek istiyorum.
Hasan Kandaz: Çöpler konusunda, soruru soran arkadaşa teşekkür ediyorum. Ama, çöpler konusunda bizler de Kartepe’yi geziyoruz. Bizim de teşkilatlanmalarımız var. Buralarda, iletişimci olarak giden arkadaşlarımız, yönetim kurulu toplantıları yapıyoruz. Efendim, oradaki arkadaşlarımızın sorunlarını, vatandaşın sorunlarını rapor hâlinde alıyoruz. Mutlaka “Her şey %100 doğru olacak” veya “Her şey %100 yolunda gidiyor” düşüncesi yanlış olur. Eksiklerimiz mutlaka vardır. Ama bize gelen bu talepleri biz de, bir şekilde, yerel yönetimlerden sorumlu olan arkadaşımızla konuşuyoruz. Sistem işliyor. Gerekli birimlere de bu konuda uyarılar yapılıyor. Ama genel manada, eksikler olmasına rağmen, çöp konusunda, temizlik konusunda, diğer ilçelerle mukayese ettiğimiz zaman… Bir de mukayese ederken, coğrafî yapılarına da bakıyoruz. Kartepe’de mâlum, 10 tane bele birleşti. Çok dağınık bir yapısı var. Yetişemediğimiz noktalar olabilir. Ama vatandaşımız gerekli ikazları veya telefonları bir şekilde bildirdiği zaman, oradaki muhtarına, efendim, belediye çalışan arkadaşlarımıza bu konuları… İhmal edilebilir. Ben, “ihmal edilmiyor” diye de iddia edemem. Görülmeyebilir. Ama müdahale noktasında, ikazlar noktasında biz gerekeni yapıyoruz.
Taner Karagül: Burada ben girebilir miyim? Çöple ilgili?
Bilâl Sami Gökdemir: Buyurun başkanım!
Taner Karagül: Şimdi, kapatılan belediyelerde, önceden böyle bir çöp sorunun olduğunu ben görmedim, düşünmüyorum. Seçimlerden sonra böyle bir süreç dayatıldı. “Ölmeyle korkutup, insanları sıtmaya razı edildi” diye düşünüyorum. Şimdi, belediyemize gelen paradan bayağı bir kesim var. Tahminen 250 milyar herhalde? Hasan başkan, yanlışsa bilmiyorum, gelen para olduğu söyleniyor. Belediyeye gelen para… Sıkıntı olduğunu…
Bilal Sami Gökdemir: Genel mi, çöple ilgili mi?
Taner Karagül: Yok! gelen para! Ödeme noktasında sıkıntılar yaşanıyor. Belediyenin sıkıntılar yaşadığını, geçmiş dönem belediyelerinin borç batağından alındığı… Şimdi burada, çöpler ihaleye veriliyor. Sizce bu lüks değil mi? Para sıkıntısı olan bir belediye, çıkıyor, çöpünü ihale ediyor. Kadro da var. Yeterli kadrosu da var. Niye veriliyor? Bunu sorgulamak istiyorum ben. Yani ondan önce önemli olan bir şeyler yok mu, Kartepe’de?
Hasan Kandaz: Çöp konusunda ben hemen cevap vereyim; çöp toplama konusunda, çevre temizlikle alâkalı, bakıyorsunuz, belediyelerin birçoğu, çöp olayını hizmet alıyor. Bu, büyük belediyelerde de var, küçük belediyelerde de var. Bunun örnekleri çok. Zannedersem pazartesi günü, 24’ünde (Kasım 2009) ya da sanırım Salı gününe geliyor, 24’ünde ihalesi var. Sonuçta, bunun maliyetleri filan, hepsi görüşüldü.
Taner Karagül: Burada zaten…
Hasan Kandaz: (Devamla) Mecliste de aynı şekilde, bunlar tartışıldı.
Taner Karagül: Hasan Başkan!
Hasan Kandaz: (Devamla) “Böyle olması daha makul” dendi ama tabiî ki ben bildiğim kadarıyla cevap vermek istiyorum; belediyeye maliyeti bellidir bunun. Çöp toplamanın… Artı, istihdamla alâkalı maliyeti de bellidir. Ortada yani her şey… Bizim de kafamızda belirlediğimiz bir rakam var. Bu rakamın üzerinde şey olursa, özelleştirmeyeceğiz.
Taner Karagül: Yani, o şu anda…
Hasan Kandaz: Tabii canım!
Taner Karagül: Tamam!
Harun Güneş: Mevcut kadroyu ne düşünüyorsunuz başkan?
Taner Karagül: Tabi…
Harun Güneş: (Devamla) Şu an, 10 belediyenin de, bu çöp hizmetleriyle ilgili bir kadrosu var. O kadroyu nerede değerlendireceksiniz?
Hasan Kandaz: Zaten şu anda değerlendirdik.
Harun Güneş: Özelleştirme olursa…
Hasan Kandaz: Değerlendirdik şu anda… Şu anda, çöp hizmetini veren firmada, belediyeden çalışan insan yok. Yani, diğer belediyelerden gelip de çalışan insan yok.
Musa Mut: Yok, yok!
Hasan Kandaz: Onlar bir şekilde, fen işlerine, park bahçelere, vesaire bazı birimlere…
Harun Güneş: Acaba gerçekten o birimlerde, bu kadrolara ihtiyaç var mıydı, yoksa sadece o arkadaşlara “Belediyenin bir köşesinde siz de yer bulun” mantığıyla mı oralara getirildi?
Hasan Kandaz: Hayır!
Harun Güneş: Yoksa oralarda gerçekten bu kadrolara ihtiyaç var mıydı?
Hasan Kandaz: Arkadaşlar! Belediyenin kadrosunu biliyor musunuz? Kaç kişi çalıştığını?
Musa Mut: Bilmiyoruz başkanım!
Taner Karagül: Kaç kişi başkanım?
Hasan Kandaz: Tahmin edin!
Taner Karagül: 247 miydi?
Hasan Kandaz: Yok!
Harun Güneş: Çok daha fazla!
Tacettin Yurtsever: 500’ün üstünde… Öyle tahmin ediyorum.
Hasan Kandaz: 412… 100 bin nüfusa yaklaşmış bir ilçenin…
Harun Güneş: İşçi kadrosu dahil?
Hasan Kandaz: Mühendisi, işçisi, memuru, vesaire…
Harun Güneş: Hepsi…
Taner Karagül: İşçi ne kadar?
Hasan Kandaz: İşçi, 280 civarında olması lazım.
Atilla Yüceak: Uzunçiftlik Belediyesi tavsiye olmuş. Sayı azalmış yani...
Hasan Kandaz: Efendim?
Atilla Yüceak: “Uzunçiftlik Belediyesi’nden epey bir tavsiye olmuş” diyorum. Sayı azalmış. Söylemek istediğim şu: “Çöplerin toplanmasında, özel teşebbüse başvurulması, doğru bir karar” O, her tarafta uygulanmakta olan, hakikaten olması gereken bir şey! Geçmişte, sendikal yaşamdaki mücadele içerisinde, çok iyi kullandığımız bir alandı bizim. En azından toplumun sağlığı açısından, belli bir düzeye varılmıştı o konuda… Toplumsal mutabakat açısından söylüyorum. Ancak; Kartepe Belediyesi’nde, bu konuda bir sıkıntı var. Zaten, Sayın başkan bu konuda mahkemelik oldu. İhalesiz verdi. O, yargıda… Daha sonraki süreçte, nasıl tekrar devam etti bilmiyorum ama şekil değiştirildi. Sanırım şirket değişti. Yeni bir firmayla anlaştılar herhalde!
Bilâl Sami Gökdemir: İhale yapılacak şu anda değil mi?
Hasan Kandaz: Tabii canım! İhale olacak!
Atilla Yüceak: Ama, çalışmaya devam ediyor. Aynı firmaya rücû eder mi bilmiyorum. Ama şu anda çalışıyorlar. Yine özel teşebbüsün elinde… Fakat, görünen yerlerde ciddi bir temizlik var. Onun dışındakilerde pek yok!
Bilâl Sami Gökdemir: Ne gibi mesela?
Atilla Yüceak: Yani, Köseköy’ün Merkez Mahallesi’nin yukarılarına doğru geçtiğimiz zaman, ben çalışanların dağıtıp-topladığına bakıyorum. Bizim, ana cadde üzerindeki çöplerimiz her gün alındığı hâlde, oralarda 2 günde bir, 3 günde bir alınıyor. Hatta insanların söylediği; “Telefon etmeden gelmiyorlar buraya” diyorlar. Burada, sıkıntı var. Bir başka şey; 50 bin metrekare mi ne, “Parke döşedik” diye bir iddia var. İlanlar var tabelalarda. Orada da büyük sıkıntı var. Daha önceden yapılan çalışmalar var. O belediyelerin çalışmalarının tamamı mı bunun içerisinde yoksa, Kartepe Belediyesi olduktan sonraki çalışma mı? Onu bilmiyorum, ancak, Ondülün Sapağı’ndan içeriye giden yolda, 1,5 buçuk ay içerisinde 2 sefer sökülüp yeniden yapıldı. Bilmiyorum, Hasan başkan orayı biliyor mu? Hatta ben kendilerine…
Hasan Kandaz: Ben Maşukiye’de oturuyorum. Çok iyi biliyorum.
Atilla Yüceak: O zaman orada nasıl bir şey oldu? Ne oldu? Aynı müteahhide mi yeniden söktürülüp yapıldı? Bu konuda, bayağı bir söylenti dolaşmakta başkanım!
Hasan Kandaz: Parke 50 bin değil! Benim bildiğim 100 bin…
Atilla Yüceak: İlanlarda 50 bin var.
Hasan Kandaz: Sadece Arslanbey’e, Yeşilkent dahil, 36 bin metrekare parke yapıldı. Benim bildiğim… 12 bin metrekare Maşukiye’ye yapıldı. Bildiklerimi söylüyorum.
Bilâl Sami Gökdemir: Seçimden sonra mı?
Hasan Kandaz: Tabii canım! …ve devam ediyor. Bizim yarın akşam, yerel yönetimler danışma meclisimiz var. Orada da, kamuoyuyla paylaşacağım bazı şeyleri. Bu akşam, bir sinevizyon hazırlığı yapmış arkadaşlar! Ben de biraz önce arkadaşlarla (ilçe başkanlarını göstererek) dışarıda onu konuşuyordum, parke konusunda, 50 bin artık çok geride kaldı yani. Daha değişik hizmetlerle…
Taner Karagül: Burada, ben bir şey beyan edeyim. Seçimden önce olmuş veya sonra olmuş. 50 bin olmuş, 100 bin olmuş. Pek de beni ilgilendirmiyor, işin gerçeğini söyleyeyim. Beni ilgilendiren tarafı burada; hak edene mi yapılmış? Caddeye giriyorsunuz, caddede toz-toprak… Adamın evinin önüne gidiyoruz, garajı, ahırının önü parke… …ve bunu yapan, ben gözlerimle tanık oldum, Kartepe Belediyesi’nin işçileri orada çalışıyor. Yanlış! Yanlışa “yanlış” diyeceksek, yanlış! 100 bin yapılsın, 200 bin yapılsın, seçimden önce yapılsın, seçimden sonra yapılsın. Bizi mutlu eder bu! Ama eşit ve adaletli bir şekilde yapılsın. Kesinlikle birileri… Belki sizin de haberiniz yok, Hasan Başkan! Belki birileri, birilerini araya sokuyor, iş kaydırma yapıyor. Bilmiyoruz. Ama teşkilat olarak sorgulamanız gerektiğini düşünüyorum bunu. Adalet noktasında… Çünkü devlet, her vatandaşına eşit mesafede olması lazım. Orada, evinin önüne parke yapılan parada, asgarî ücretlinin parası var. Kimse kimsenin şeyliğini yapmasın! Burada adaletli davranılsın. İhtiyaç nereyse, orası yapılsın. Bunu da biz alkışlamayı biliriz, tebrik etmeyi de biliriz. “100 bin” dediniz, inşallah 200 bin yaparsınız. Kartepe faydalansın!
Bilâl Sami Gökdemir: Şimdi, oturumu biraz hızlandırmak adına, hızlı bir şekilde, isterseniz önce soruları okuyayım. Daha sonra da, son, herkese bir söz hakkı vereceğim. Böylece, konuyu da dağıtmadan, en son toparlamış oluruz.
“Hayvan barınağının orada arsamız vardı. Değeri 2-3 katına çıktı. Emeği geçenden Allah razı olsun. En büyük başkan, bizim başkan” demiş İstasyon Mahallesi’nden Kemal bey!
(İlçe başkanları arasında gülüşmeler)
Musa Mut: Olacak! Olacak bunlar başkan!
Taner Karagül: Olacak tabii!
Tacettin Yurtsever: Olacak!
Musa Mut: Bu sorular olacak!
Bilâl Sami Gökdemir: Ben, bütün soruları okuyorum ki, daha sonra “Neden bu soru okunmadı?” denmesin. Çünkü gazetede yayınlayacağız bunları. Kelimesi kelimesine yazacağız.
Musa Mut: Bunların olması…
Bilâl Sami Gökdemir: “Kartepe Belediye Spor pasifize ettirilip, Suadiye Belediye Spor’a destek verilmek isteniyor. İsmimizi taşıyan takıma sahip çıkmayan insandan, nasıl olur da Kartepelilik şuurunu kazandırmasını beklersiniz? Ne olacak bu Kartepe’nin hâli? Köseköy Merkez Mahallesi’nden Emre!” demiş. Eğer notları alıyorsak, en son bunlarla ilgili söz hakkı vereceğim.
“Ya ‘Birleştik’ diyoruz, Suadiye’de, ‘Suadiye’ adına yaşatma derneği kuruluyor. Hadi kuruldu, neden destekleniyor?” demiş, Serkan… Soy ismini yazmamış.
TDH ve Türkiye Partisi için sorulan bir soru var. “TDH ve TP’nin Kartepe’de ilk genel seçimlerdeki hedeflerini ve bu hedeflere ulaşmazlarsa merak ediyorum.” Yunus Şirin sormuş.
“Bilâl bey!” Bize sorulan bir soru var. “Neden gazetenizde Kartepe Belediye Başkanı Şükrü Karabalık’ın haberleri çıkmıyor? Hiç mi iyi bir şey yok? Suadiye’nin sesi” demiş. Rumuz kullanmış. O zaman ben bir açıklama yapayım isterseniz bununla ilgili… Biz, iyi niyetle, habere çağrılan her yere gidiyoruz. Dolayısıyla, gittiğimiz her yerin de haberini yapıyoruz. Bunun da bu vesileyle duyurmuş olalım.
“Battı-çıktı konusunda ilçe başkanları ne düşünüyor? Battı-çıktı, trafiği rahatlatacaksa, belediye hizmet binasının yerinin değiştirilmesinin sebebi ne?” Adnan Akpınar, Köseköy’den sormuş.
“Mevcut plânlarda, tabelanın olduğu yer için ‘Belediye binası’ deniyor. Bu plânlar yapılırken, hem Büyükşehir, hem Kartepe Ak Parti’liydi. Ne oldu? 2 senede yapılan plânların, 6 ayda yanlış olduğu mu anlaşıldı? ‘Bu millete plân plân değil, pilav lazım’ diyenleri, sözüm ona hakir gören zihniyet, kendi pilavının tadına-tuzuna muaren plân yapılıyor anlaşılan” demiş. Yalnız, isim yazmamış.
“Önce konteynırlar kalktı, sonra torbayla çöp toplandı. Sonra, başka konteynırlar yine geldi. Ne hikmetse, Abiş Metal’den başka konteynır yapan bir başka firma yok. Çöpü toplayan, İkinci Dünya Harbi’nden kalma, özel sektöre ait bir kamyon var. Hesapta o da lisanslı araç… Yazık!” demiş. “Çöpten, pislikten nemalanmaya…” Buraları okumuyorum, biraz hakarete geçmiş.
“İlçe olduk, emniyet geldi, hırsızdan geçilmiyor. Devlet bunları koruyor. Canımıza yetti. Devriyeler sıklaştırılsın” demiş, Derbent esnafı…
“Uzuntarla’da arazimiz var. ‘Sit alanı’ diye farklı bir plânı varmış. Ne bölüp satabiliyoruz, ne ekebiliyoruz, ne ev yapabiliyoruz. Tek korkumuz, biz bunları satıp elden çıkartınca, birileri buraları toplayıp, sonradan buralara bir şeyler yapar mı? Acarkent gerçeğini biliyoruz.” “Unakıtan” mı demiş, ben yanlış mı okuyorum? Yanlış da yazmış olabilir. “Bu konuda kesin söz istiyoruz. Ahmet Öztürk” demiş. Unakıtan’la Karepe’nin bağlantısını kuramadım. Herhâlde yanlış yazdı.
Harun Güneş: Acarkent’le ilgili…
Bilâl Sami Gökdemir: Evet! “Mevcut belediye binası yetmiyor mu? O binadaki diğer kamu kuruluşlarına yer gösterilse, bence sorun kalmaz” demiş, Yasin Bekmezci…
“Ne zaman D-100’e bir servis konulacak? Bazen belediye binasına günde birkaç kez girmek gerekiyor. Kışın daha da zorlaşacak. İnsaf artık! Ayrıca Belediye’ye giden yola, Kartepe Gazetesi’nde çıkan haberde düşünülen plân çok güzel olmuş. Yetkililer uyuyor mu?” 2-3 hafta önce “Ha Gayret!” diye bir başlık atmıştık.
Taner Karagül: Hıı hıı! Karşı taraf!
Bilâl Sami Gökdemir: Sanırım onunla ilgili… “İlla insanların ölmesi mi gerekiyor? Bu konularda, siyasetçilerden girişimler bekliyoruz” demiş. Sanırım başka da soru yok. Burada sorulan sorular var.
“Sayın Kandaz, ‘Konseyde seçim olmadı’ diyor. ‘Kongrede olacak’ diyor. Orada delege sistemiyle oy kullanıldı. Bu gerçek!” demiş.
Ak Parti ilçe başkanına sorulan bir soru var: “Kent merkezi, nüfus yoğunluğuna göre mi, yoksa vatandaşların ulaşım açısından kısa sürede işlerinin görülmesi için kent meydanının oluşturulması mı uygun olur?” demiş. Yani, “İnsanlar kısa sürede ilerini halletsin” mi, yoksa nüfus yoğunluğu açısından mı? Hangisi daha öncelikli?” diye sormuş.
Kent meydanıyla ilgili, tüm beldelerden temsilci atanarak, Kocaeli Valiliği nezdinde komisyon kuruldu ve E-5 karayolu üzerinde…” Ne yazıldığını okuyamadım. Buradan gelen bir soru. Eğer tekrar yazabilirsek… “Bilgi amaçlı veriyorum” demiş. Evet! Ben sıradan… (Hasan Kandaz’a) İsterseniz size en son söz hakkı vereyim. Çünkü cevap hakkı da doğabilir, iktidar partisi ilçe başkanı olduğunuz için…
Hasan Kandaz: Değişmez…
Bilâl Sami Gökdemir: Atilla beyden başlayalım! Buyurun başkanım!
Atilla Yüceak: Benimle ilgili bir soru var. “İlk seçimde hedefiniz ne?” demiş, oy oranı olarak… Yunus Şirin… Daha önce de söylemiştik, Sayın Genel Başkanımızın da ifadesi var: Biz iktidar adayıyız. Onun dışında bir hedefimiz yok. İktidarın oranı da çok anlamlı olmasa gerek ama Kartepe için söyleyeyim, en az %45 ile iktidar olacağız. Eğer olamazsak, o dönemde ben başkanlık görevindeysem, görevimi bırakacağımı, yönetim kurulumla beraber, söz veriyorum.
Bilâl Sami Gökdemir: Kameralar kaydediyor başkanım!
Atilla Yüceak: Hiç sorun değil! Teşekkür ederim.
Bilâl Sami Gökdemir: Peki! (Musa Mut’a) Size söz hakkı veriyorum başkanım!
Musa Mut: Biz, Türkiye Partisi olarak, toplantının başında da söyledim, Kartepe’de 3 ay önce teşkilatlanmamızı tamamladık. Siyasî kimlik numaramızı aldık. Resmiyetimizi tamamladık. Gençlik kolları ve kadın kolları çalışmalarımızı da tamamlama noktasına geldik. Önümüzdeki hafta bunları da bitiriyoruz. İlçemizin ve Kocaeli ilimizin yeni arayış içerisinde olduğu bir ortamda, Türkiye Partisi olarak, halkımızın önüne, bundan sonra daha sık sık çıkacağız. Yeni siyasî yüzler, temiz siyasî geçmişli, mazisi temiz olanlarla bir araya geldik. İnanıyorum ki; biz de, tabiî ki hedefimiz, Meclis’e girmek. Öyle abartılı bir şekilde de, buradan çok abartılı bir rakam söylemeyeceğim. Bizim hedefimiz, Meclis’e girmek…
Bilâl Sami Gökdemir: Kartepe için hedefiniz ne başkanım?
Musa Mut: Kartepe için hedefimiz 15 bin…
Bilâl Sami Gökdemir: Yani ortalama olarak %25 yapıyor.
Musa Mut: Yani öyle abartmayalım. Bugün” Görünen köy kılavuz istemez” derler ya! Millete de, böyle abartılı bir açıklama yapma gereği de duymuyorum. Çok da, yalan-yanlış siyasetle yol yürümek istemiyoruz zaten!
Bilâl Sami Gökdemir: Yalnız, sorunun devamı da var. “Bu hedefe ulaşamazlarsa ne yapacaklar?” diye soruluyor.
Musa Mut: Ulaşamazlarsa zaten, ulaşamayanlar, gideceği yere gidiyor. Yani bunda bir şey yok! Türkiye’de bugüne kadar tabii, nice siyasî partiler kurulmuştur ama şu iyi bilinsin ki; liderimiz belli… Liderimizin geçmişi, mazisi temiz. Kariyeri belli. Bugün ülkeyi yönetecek, Başbakanlık yapabilecek, kapasitesi yüksek bir liderin peşinde siyaset yapacağız. O açıdan ben müsterihim. İlçe başkanı olarak, bu görevi seve seve üstlenmişim. İnanıyorum; halkımız da teveccühünü gösterecektir. Umduğumuz desteği de bulacağımıza inanıyorum. Çünkü halkımız, gerçekten arayış içerisinde… O açıdan inanıyorum. Beklediğimiz oyu da Kartepe’de alacağız ve Kocaeli’de de, genelde de iyi bir oy alacağız.
Bilâl Sami Gökdemir: Evet! Sayın Yurtsever!
Tacettin Yurtsever: Evet! Saadet Partisi olarak, en de genel hedeflerimizden bahsedeyim arkadaşlar! Saadet Partisi olarak, 2011’de yapılacak olan ilk genel seçimlerde hedefimiz, iktidar. Hedefimizi büyük tutmak zorundayız, siyasî parti olarak. Daha önceki, 96 yılındaki Erbakan… Refah-Yol iktidarı dönemimizde yaptığımız olumlu icraatlara inşallah, 2011’de Meclis’e girdiğimiz zaman, tekrar kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bunları şimdi tek tek sayacak durumda değiliz. Zaten vaktimiz de kısıtlı… Bütün, toplumun her katmanı, her kesimi tarafından, icraatlarımız, yakın takiple biliniyor. İşte işçisi, memuru, köylüsü, çiftçisi… Her yönüyle sosyal bir refahlaşma oluşmuş, ekonomik olarak refah seviyesine erişmiş, denk bütçenin yapıldığı bir Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kurdu, 54. Hükümet! Aynı icraatları devam ettirmek istiyoruz. Onun haricinde, belde olarak ise, ilk yapılacak yerel seçimlerde, bütün siyasî partilerin iddialı konuştuğu gibi, biz de iddialıyız. Kaldığımız yerden devam edeceğiz inşallah! Belde olarak yine ben… Pardon! Dilimiz alışmış, ilçe olarak ben yine birkaç hususa değinmek istiyorum. Diğer kamu görevlisi arkadaşlarımızı ziyaret ettiğimizde de biz bunu dile getirdik; bizim beldemiz, 10 tane beldeden bir araya gelmiş bir ilçe… Bu 10 beldenin, 52 tane mahallesi var. Mahalle sayısı aşırı derecede fazla. Bunun bir an önce ele alınması gerekir bence, yetkili kurumlarca… Bu mahalleler, Arslanbey, Köseköy, Uzunçiftlik, Sarımeşe gibi beldelerin isimleri kalması da isteniyorsa eğer, Köseköy’de 3-4 tane mahalle toplanıp Köseköy Mahallesi, Uzunçiftlik’te 3-4 mahalle toplanıp Uzunçiftlik Mahallesi gibi… Hem beldelerin isimleri devam ettirilmiş olur, hem de sayısı düşürülmüş olur. Bunu önemli görüyoruz. Bunu da belirtmek istiyoruz. Kartepe’de, özellikle icraat noktasında olan kurumların, artık belde zihniyetinden kurtulmuş, ilçe kimliğine bürünmüş, kentlilik bilincini benimsemiş, hedefi büyük olan, vizyonu geniş olan, makro plânları olan bir yönetime ihtiyaç var. Halkın beklentileri bu konuda çok fazla! Beldelerin kendi arasındaki entegrasyonu hâlâ sağlanmış değil. Altyapı çalışmaları, entegrasyonlar hâlâ sağlanmış değil. Hâlâ, belde zihniyetiyle yönetim anlayışı, gördüğümüz kadarıyla devam ettiriliyor. Bundan bir an önce kurtulunması gerekir. Özellikle Kartepe ilçemizin sanayi bölgesi olması hasebiyle, hâlâ işsizlik problemi, en başta gelen sorunlarımızdan bazıları… Bu konuda da çeşitli çalışmaların yapılması, bu sorunun acilen çözüme kavuşturulması veya en aza indirilmesi konusunda çalışmaları, yetkili kurumlardan bekliyoruz. Şunu söylemek istiyorum en son olarak; arkadaşlar, Kartepe ilçemizin tabelasının rengi kahverengi… Yani her ilçenin, her beldenin, her ilin sahip olmak istediği bir renk… Bunun değerini bilelim. Doğal olarak, turizm olarak, bakir alanlarımız olarak çok büyük, geniş alanlarımız var. Bu önemli bir etkendir, önemli bir olgudur. Bunun değerini bilelim, bunu koruyalım. Bizden sonraki nesile de bunu daha güzel bir şekilde aktarmanın çalışmalarını hep beraber yapalım, diyorum. Teşekkür ediyorum.
Bilâl Sami Gökdemir: Ben teşekkür ediyorum. MHP Kartepe İlçe Başkanı Sayın Taner Karagül…
Taner Karagül: İlk önce, Kartepe kimliğiyle başlamak istiyorum ben de! Kartepe kimliğini halkımız nasıl elde etti? Bir araya gelerek… Şimdi bir araya geldikleri yerleri konuşursak Kartepe’de… İşte bir Ulus Pazarı… Efendime söyleyeyim, belediye… İnsanların bir araya geldiği yerler… Bir de Kartepe Spor olabilir diye düşünüyorum ben. “Aynı bayrağı sallayalım artık” diyorum. Şu belde takımlarını bir an önce, belediye başkanımız liderlik yapsın, bir araya gelinsin, belde belediye spor kulüpleri artık kaldırılsın, Kartepe Spor olarak her hafta maçlara gidelim, Kartepe kimliğini kazanalım. İkincisi; Milliyetçi Hareket Partisi’nin önlenemez bir yükselişi var. Bu, anketlerde de çıkan bir şey! Ama biz ilk önce Kartepe bölgesinde, partimizi daha iyi tanıtmak, halkla kaynaşmak adına, politikalar belirliyoruz. Nedir bunlar? 1) Önceki süreçte izleyeceğimiz politikaları ve gündeme getireceğimiz politikaları… Bölgemiz; biliyorsunuz, yoğun sanayi kuruluşlarının bulunduğu bir bölge… Ekmeğin, particisi olmaz. Ekmeğin, sağcısı-solcusu olmaz. Bugün, bir üniversite mezunu, büyük sanayi kuruluşlarına gidiyor, partili olamayınca işe giremiyor. Yaşadığımız olaylar hep! 40-50 tane eleman alınıyor, ama parti desteği gerekiyor. Peki Kartepe’de sadece iktidardaki parti mi veya Milliyetçi Hareket Partisi mi senin bacandan çıkan zehirli gazı soluyor? Kartepe’nin insanı soluyor. Tamam! İktidar partisine, doğanın gereğidir; 50 tane alacaksan, 30 tanesini, 40 tanesini, kontenjanını verin. Ama tutup da “Hepsi aynı partili olacak” veya “üyesi olacak” diye bir meclis üyesi gidecek, Kartepe’de, fabrikanın önünde, gelenlere evrak dağıttıracak, Kartepe Belediyesi’nin meclis üyesi…
Bilâl Sami Gökdemir: (Taner Karagül’e) Pardon başkanım! Bu, büyük bir iddia gibi oldu. Varsayım mı, iddia mı?
Taner Karagül: Bu bir iddia değil! Yaşadığımız süreç bu! Yaşanan, bilinen bir şey bu! Burada konuşuyoruz, samimi bir ortamda konuşuyoruz. Yani bunun şeyi yok. …ve eleman alınırken, bir üniversite mezunuyla, bir partili… Kesinlikle bak bu AKP’ye veya şey yapmıyorum. Benim partim de olabilir. Ben de hükümette olabilirdim. “Bu yanlış” demek istiyorum. Burada, sanayi kuruluşları objektif davransın. Bu kadar sübjektiflik olmaz! Gerçekten olmaz! İnsanlara… Ekmeğin partilisi mi olur ya? Adam gidiyor, giremiyor. Tahsili var, bilgi birikimi var, CV’si var. Öteki taraftan biri tutuyor, içeriye sokuyor, adam çalıştırıyor. Bu, yanlış! Bunu biz gündeme getireceğiz ve bütün sanayi kuruluşlarını dolaşacağız. Ne söyleyeceğiz onlara? Türkiye’de siyasî konjonktürün hep böyle gitmediğini, gitmeyeceğini de, yakında da değişeceğini onlara anlatacağız. Halka objektif davranmaları gerektiğini onlara söyleyeceğiz. Kartepe’yle ilgili bir şey daha söyleyeceğim. Bizim halk otobüslerimiz, bildiğiniz gibi orta şeritten gidiyor, İzmit’e! 55-60 basamaklı merdivenlerden çıkıyor insanlarımız. Devlet Hastanesi’ne gidecek vatandaşımız, gidiyor Vilayet’te iniyor ve Esnaf-Kefalet’te inecek, gidiyor, Halkevi’nde iniyor. Bu, Kartepe insanına zulümdür. Gerçekten zulümdür. Beraber gidelim, 60 yaşında, 70 yaşında annelerimizin, dedelerimizin, babalarımızın, oradan, merdivenlerden çıkarken söylediklerini dinleyelim. Kartepe… Niye tek Kartepe ve Alikahya? Yuvacık da oradan gitsin, gidiyorsa… Karamürsel de oradan gitsin. O zaman ben de öteki taraftan gideyim. Benim insanım da, benim halkım da gitsin, Devlet Hastanesi’nde insin, Esnaf-Kefalet’te insin. Bunları gündeme getireceğiz. Bir de Van’a park yapılması, araç gönderilmesi konusu var. Bu, acaba bir siyasî diyet mi? Hasan Başkanıma sormak istiyorum bunu… Van… Niye özellikle Van? Münir beyin (Karaloğlu) Van’a vali olmasından dolayı mı, yoksa başka bir bağlantımız mı var? (Hasan Kandaz’a) Bizim kepçe gönderme konusu var mı? Onu da merak ettiğimden soruyorum.
Bilâl Sami Gökdemir: Ama bu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’yle ilgili bir şey herhalde!
Taner Karagül: Yok! Bizim belediyemizle ilgili… Sadece öğrenmek istediğimden soruyorum, Hasan başkanıma! Varsa, bu artık Münir beyle (Karaloğlu) ilgili bir şey mi? Onu da öğrenmek istiyorum.
Hasan Kandaz: Yurtdışındaki belediyelerle, biliyorsunuz anlaşmalar oluyor, kaynaşmalar oluyor, kardeş belediye oluyor.
Taner Karagül: Münir beyle bir yok yani!
Hasan Kandaz: Yok, yok! Örnek! Böyle şeyler olabiliyor. Ya olabilir de Münir beyle! Münir bey de sonuçta buraya hizmet etmiş. Veya farklı bir arkadaşımızın da olabilir. Ben çünkü iddia etmiyorum.
Taner Karagül: Biz bunu duyum…
Hasan Kandaz: (Devamla) Ama bakıyorsunuz; uluslar arası bir belde belediye, ilçe belediyesi veya şehir belediyesi geliyor, kardeş belediyecilik anlayışı var. Bu, bugün olmuyor yani… Birbirlerine yardım…
Taner Karagül: Biz onu tartışmıyoruz. Sadece, Münir beyin olduğundan dolayı mı Van?
Hasan Kandaz: Ya o da olabilir. Ben ille “Hayır” demiyorum. Olabilir de! Sonuçta, oradaki, bu demokratik açılımla alâkalı da olabilir. Yani olabilir. Birçok şeyi de sayabiliriz burada!
Taner Karagül: Van’da sıkıntı mı var demokratik açılım bakımından?
Hasan Kandaz: Yok, yok! Niye böyle algılıyorsunuz ama? Olabilir! Sonuçta biz mesela il olarak, ilçe başkanları ve il yönetimi olarak şeye gittik… (Bilâl Sami Gökdemir’e) Yani konuya mecbur giriyorum da, soru olduğu için… Kusura bakmayın!
Bilâl Sami Gökdemir: (Hasan Kandaz’a) İsterseniz şöyle yapalım mı başkanım? Harun beyden sonra…
Harun Güneş: Yani…
Hasan Kandaz: (Devamla) …Van’a gittik biz. Bir eksiklik görüp orada, işte falan bir mahalleye bir oyun grubu hediye edilmiştir. Bunun faturasını belki Büyükşehir ödemiştir veya ödememiştir veya vatandaş cebinden göndermiştir. Olabilir yani bunlar! Belki bize de farklı bir şey gelir. Karşılıklı böyle yardımlaşma mutlaka olur yani!
Bilâl Sami Gökdemir: Hediyeleşme gibi…
Taner Karagül: Ben sadece Münir beyle bağlantılı olduğunu düşündüğüm için sordum. Sağ olun! Teşekkürler! Benim söyleyeceklerim bunlardan ibaret! Dediğimiz gibi biz, Kartepe’de, Kartepe halkının faydasına ne gerekiyorsa oradayız. Çoğunluğu nerdeyse oradayız. Her zaman da katkı sunmaya hazırız. Sizlere ve diğer ilçe başkanlarıma, arkadaşlarıma, büyüklerime teşekkür ediyorum. Çok güzel bir toplantı oldu. Her zaman böyle toplantıların olmasını temenni ediyorum. Teşekkür ediyorum.
Bilâl Sami Gökdemir: Ben teşekkür ediyorum: (Harun Güneş’e) Buyurun başkanım!
Harun Güneş: Kartepe, çok farklı bir bölge… Çok güzel özellikleri içinde barındıran, dağıyla, gölüyle, turizmiyle, ticaretiyle, sanayisiyle, birçok özelliği bünyesinde barındıran bir bölge… Ancak bunları, çok doğru değerlendirdiğimiz, plânladığımız söylenemez. Hazırladığımız stratejik plânda, turizmle ilgili hiçbir vurgu yapılmamıştır. Bunlarla ilgili düşüncelerimizi meclis toplantılarında dile getirdik. Hedef olmalı… Kartepe’nin bir Uludağ, Erciyes, Palandöken olma hedefini ortaya koyması lazım.
Bilâl Sami Gökdemir: Davos denmişti seçim öncesinde…
Harun Güneş: Evet! Bu hedefi ortaya koyması lazım. Bunu plânlarda da görmemiz gerekiyor. Bunu, yapılan şu anki uygulamalarda da bu hedefleri bizim gözlemlememiz gerekiyor. Bunlar önemli. Şimdi tabii Kartepe sanayi bölgesi… İstihdam konusunda sıkıntılar var. Halkımızdan, bu noktada şikâyetler geliyor. Servislerin %50’sinin yönünü Kartepe’ye doğru çevirirsek, tüm Kartepe’nin istihdam sorununu çözmüş oluruz. Tabii bunu yapabilmek için de öncelikle sanayi kuruluşlarıyla iyi ilişkiler içerisinde olmak, farklı ilişkiler içerisinde olmamak gerekiyor. Yani ticarî ilişkiler içerisinde olunmaması gerekiyor. Sadece sanayici-belediye işbirliğinin görülmesi gerekiyor. Eğer bunları çözersek, bunlara dikkat edersek Kartepe’nin önü açık… Kartepelilik bilincini oluşturmak, elbette biz siyasetçilerin görevi… Ancak belediye, uygulamalarıyla, izlediği yolla bunun önünü daha da hızlandırabilir, açabilir. Bizim belediyeden beklentilerimiz bu… Kartepelilik bilincinin önünün açılması için çalışmalara toplumun tüm kesimlerinin, siyasî partilerin ortak edilmesi lazım. Elbette erk, belediyenin elinde… Nihaî kararı onlar verecekler. Ancak muhalefetin sesini, toplumun tüm katmanlarının sesini dinlemeleri gerekiyor. Dinlenildiğini hissederse, toplumun tüm kesimleri, bu bilinci çok rahat oluşturabiliriz. Bu toplantı için gerçekten çok teşekkür ediyorum. En azından, tüm ilçe başkanları arkadaşlarımızla tanışma fırsatı bulduk. Bizler nihayetinde siyasî bir kesimin temsilcileriyiz. Ancak Kartepe’de yaşayan, buranın havasını soluyan insanlarız. Bir şekilde akrabayız, Kartepe’den dolayı…Olaylara siyasî olarak da aslında bakmıyoruz. Kartepe’nin ihtiyaçları, Kartepelilerin beklentileri, bunların karşılanması şeklinde bakıyoruz. Siyasî bir beklenti yok zaten. Eğer bu çalışmalarda bizden istenen bir katkı olursa, biz bunu vermeye hazırız. Kartepe için yapılacak tüm olumlu çalışmalara katkı vermeye, olayın içerisinde olmaya hazırız. Bunu özellikle belirtmek istiyorum. Çok teşekkür ediyorum.
Bilâl Sami Gökdemir: Ben teşekkür ederim başkanım! …ve Ak Parti Kartepe İlçe Başkanı Sayın Hasan Kandaz! Buyurun başkanım!
Hasan Kandaz: Evet, değerli arkadaşlar! Ben, uzun uzun aslında sizlerle daha çok istişare yapmak isterdim. Toplantının başında da söyledik; ilerleyen günlerde daha değişik, daha güzel ortamlarda bir araya geleceğiz inşallah! Bunun taahhüdünü de sizlere veriyorum ve şunu özellikle söylemek istiyorum: Burada bulunmamızın yegâne sebebi, biz hep birlikte Kartepe’liyiz sonuçta! Kartepe için varız. Bunun iktidarı, muhalefeti yok. Halkımız bize emanet etmiştir bunu. İyi değerlendirirsek, kendimizi yargılarsak bugün, yarın vatandaş bizi farklı yargılar. Yargılamazsa, daha farklı yargılar. Ben şahsen bu gözle bakıyorum. Benim siyasî anlayışım da bu! Sonuçta (Harun Güneş’i göstererek) başkanımın da söylediği gibi bizim dolaylı yoldan birbirimizle bir bağımız var, bir arkadaşlığımız var. Bu havayı teneffüs ediyoruz. Bu coğrafyada beraber yaşıyoruz. Çoluğumuz-çocuğumuz yarın yine böyle yaşayacaklar. Biz her ne yapacaksak, mutlaka istişare yapmamız lazım. Bazı konularda eksikler olabilir. Hataya meyilli olabiliriz. Sizlerin vazifesi de, bunları gördüğünüz zaman bizi uyarmanız… “Arkadaş! Bak burada bir yanlışa gidiliyor” veya “Yanlış bir yola saptın” deyip durdurmak lazım, uyarmak lazım. Bu konuda da ben ilçe başkanı arkadaşlarımın hepsinin gayet duyarlı olacağına inanıyorum. Toplantımızın, bu birlikteliğimizin, mutlaka her birimizin değişik bir faydası olduğuna da ben inanıyorum. İlerleyen günlerde, Kartepe’yle alâkalı, ben bunu taahhüt ettim size, kongre günü yapmış olduğum konuşmada da aynı şeyi söyledim. Ben diğer siyasi partilerin ilçe başkanlarıyla beraber, Kartepe’yle alâkalı alınacak olan kararlarda istişare yapacağımı, onların fikirlerini, düşüncelerini alacağımı ifade ettim. Serkan Seyhan arkadaşım da burada… Benim yardımcımdır kendisi… (Serkan Seyhan’a dönerek) Yanlış söylersem de uyar beni. Ben bunları da açık açık da söyledim arkadaşlarıma. Kartepe’yle alâkalı mutlaka eksikliklerimiz var. Biraz önce de söyledim. Ama sizlerin bu akşamki tutumunuz gibi, yapıcı, yarın evlatlarımıza iyi bir Kartepe bırakmak anlayışıyla bu eksik gördüğünüz tarafları bize yansıtırsanız, güzel bir ortam olur. Ama, ben şahsen kavga politikasını hiç sevmiyorum siyasette! Sevmiyorum, yapmayacağım da, bugüne kadar da yapmadım. Her zaman uyumlu olmak istedim. Ekip arkadaşlarıma da aynı şeyleri sık sık telkinde bulundum. Bugün, bulunmuş olduğumuz nokta, bizi şımartmaması gerektiğini de her platformda ben telaffuz ettim. Yönetim tarzımız da aynı şekilde, efendim belediye kadrosuyla da alâkalı, grup toplantılarımızda meclis üyesi arkadaşlarımızla da bu konuyu sık sık gündeme getirdim. Bu akşam tartışmış olduğumuz bazı konularda, “Sonuçta hepimiz Kartepe’liyiz” dedik, mecliste de aynı gruptaki arkadaşlarımızın temsilcileri var. Bu arkadaşlarımız, bu şeyi oy birliğiyle onayladılar. Stratejik planı da aynı şekilde, oybirliğiyle onayladılar. Yani “Biz bu plânı öngörüyoruz” dediler. Sonuçta buradaki arkadaşlarım da anladığım kadarıyla, bunların yapılması noktasında hemfikiriz ama endişelerimiz var. Endişelerimizi ortaya koyduk. Bu endişeleri mutlaka, idarenin başında olan insanlar dikkate alacaktır. Değerli arkadaşlar, bunda şüpheniz olmasın! Yine bu tarz konuları oturacağız, tartışacağız. Tabii (Tacettin Yurtsever’i göstererek) Sayın başkanım söyledi, çok güzel söyledi: Efendim, Kartepe çok sorunlu bir yer değil aslında! Şu an, çok borcu olan bir belediye… 10 belediyeden gelen borç yükü bayağı yoruyor belediyemizi. Öngördüğü bazı projelerde atak olamıyor. Neden? Piyasaya olan birikmiş borçları var. Bunları yapılandırması lazım. Bu borçlar da, dolaylı yoldan hepimizi ilgilendiriyor. Nasıl ilgilendiriyor? Bizim arkadaşlarımız, efendime söyleyeyim, Uzunçiftlik’e, Köseköy’e, Maşukiye’ye, Uzuntarla’ya, Eşme’ye hizmet yapmış. İnsanlar bir şekilde, bir borç bırakıp gitmiş. Ben bunu, bir edebiyat olsun diye de söylemiyorum. Bunları da yapılandırmamız gerekiyor sonuçta. Sadece kent meydanına kilitlenmiş veya çöp ihalesine kilitlenmiş, göl kenarındaki yürüyüş yoluna kilitlenmiş bir düşüncemiz yok. Büyükşehir’le beraber, müştereken, bir sürü projelerimiz var, öngördüğümüz. Aslında bizim daha bunları da tartışmamız lazım. Büyükşehir’in Kartepe’de öngördüğü projeler var. Ben size bunları da anlatacağım. 2010’da neleri planlıyor, yapmak istiyor? 2011’den 2014’e kadar neler yapmak istiyor? Bunları da ben size tek tek, maddeler hâlinde, ilerleyen günlerde yine bir araya geleceğiz, bunları sizlerle paylaşacağız inşallah. İstişare yapacağız. Biz, hedef noktasında, arkadaşlarımıza bir soru sordunuz, biz bulunmuş olduğumuz konumu, şöyle ifade etmek istiyorum; 52 mahallesinde, 10 köyünde teşkilatlanmalarını tamamlamış, bunların 61’inde, Salı günü akşamları bizim yönetim kurulu toplantımız oluyor, 61’inde haftalık toplantılar yapıldı. Diri bir teşkilatımız var. Bu teşkilatımızla halkımızın karşısına çıkacağız. Takdir edecek olan halkımız… Bize derlerse ki; “Buyurun, bize hizmet edin” biz amadeyiz. Düşüncemiz budur. Halkımız ne kadar güveniyorsa, bize o kadar oy verecektir. Biz de bunun vermiş olduğu güvenle, emaneti taşıyacağız Allah’ın izniyle… Ben bu şekilde cevap vermek istiyorum. Bu akşamki, sizlerin de aracılık yapmış olduğunuz toplantının çok faydalı olduğuna inanıyorum. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Bilâl Sami Gökdemir: Ben teşekkür ediyorum. Son olarak, rica ediyorum, kimseye cevap hakkı doğmayacak şekilde 3 kelime cevap isteyeceğim. 3 soru, 3 kelime cevap sadece…
1) Kent meydanıyla başladık konuya, kent meydanının yapılacağı yerle ilgili, 1-2 gündür kamuoyunda dolaşıyor. Belki elinize de geçmiştir. Siz ilçe başkanları olarak, muhtemelen bilginiz de vardır. Bir imza kampanyası başlatıldı, “Belediye binasının burada (İstasyon ışıkları) yapılmasını istiyorum” tarzında… Bu kampanyaya destek veriyor muyuz? “Evet” ya da “hayır” şeklinde…
2) Gündemde yerini koruyor, biraz da magazinel bir soru olacak ama domuz gribi aşısı yaptıracak mıyız, ilçe başkanları olarak?
3) Biraz çapraz soru olacak. İktidar partisinin ilçe başkanına, belediyenin takdir etmediği faaliyetini, muhalefetin ilçe başkanlarına da, belediyenin takdir ettiği 1 tane faaliyetini isteyeceğiz.
(Hasan Kandaz’a) Başkanım, buyurun sizden başlayalım!
Hasan Kandaz: Domuz gribi aşısı olmadım. Toplumun, çoğunluğunun vermiş olduğu her türlü karara saygı duyarım. İkinci soru, doğru mu? Üçüncü soru neydi?
Bilâl Sami Gökdemir: Belediyenin, takdir etmediğiniz bir faaliyeti… Varsa tabii. Cevaplandırmak zorunda da değilsiniz.
Hasan Kandaz: Belediye başkanının mı, belediyenin mi?
Bilâl Sami Gökdemir: Belediyenin veya belediye başkanının… Veya belediye yönetiminin…
Hasan Kandaz: Ben, Şükrü beye söyleyeceğim. Takdir etmediğimde değil, Şükrü beyin tüm siyasî… Yani halk bazında tüm siyasîlere eşit mesafede olması, tabii beni teşkilat, siyasî parti ilçe başkanı olduğum için, biraz beni zorda tutuyor. Vatandaş, siyasi partililer bana şunu söylüyor: “Şükrü başkan CHP’li, MHP’li, Saadet Partili, vesaire… Pertililerle ilgileniyor, işlerini görüyor vesaire” gibi halktan böyle olumlu tepkiler alıyoruz. Tabii bunlar bize daha değişik yansıdığından dolayı benim biraz şey baktığım olay bu yani…
Bilâl Sami Gökdemir: “Bizi biraz daha ayrıcalıklı tutsun” mu diyorsunuz yani?
Hasan Kandaz: Şimdi, ben bu şekilde cevap vermek istedim.
Bilâl Sami Gökdemir: Teşekkür ederim. (Harun Güneş’e) Evet başkanım!
Harun Güneş: İmza kampanyasına destek vereceğim. Hizmet binasının bu bölgeye (İstasyon ışıkları) orada veya bu bölgede bir yerlerde olmasını isteyenlerden bir tanesiyim. Domuz gribi aşısı olmadım. Olmayı da düşünmüyorum. Ama böyle bir ihtiyaç olmadığı için düşünmüyorum. Belediyenin takdir ettiğimiz… Çok erken bir soru ama takdir etmediklerimizi söyledik. En azından olumsuz düşündüklerimizi… İçlerinden cımbızla bir tane şey seçmeye çalışayım. Ulus Pazarı’yla ilgili olaya siyasî bakmamasını açıkçası takdir ettim. Başta, Ulus Pazarı’nın kapatılmasına yönelik bir tablo vardı. Kaldırılmasına yönelik… En azından halkın sesini, tercihini o noktada dinlediler. Ulus Pazarı’nın o noktada veya bir başka bölgede, Kartepe içerisinde devam etmesine karar verdiler. Takdir edilebilecek noktalardan biri de buydu.
Bilâl Sami Gökdemir: Teşekkür ederim! …ve Sayın Taner Karagül!
Taner Karagül: Kent meydanı… İmza kampanyasıyla ilgili… Bizim, “orası-burası” deme lüksümüz yok. Referandumda neresi çıkarsa, Milliyetçi Hareket Partisi de orayı istiyor. İmza kampanyasına gelince… Yeri belirtilmiş hiçbir yere imza kampanyası vermiyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi olarak destek de vermiyoruz bu konuda… Eğer destek verirsek zaten burada taraf olmuş oluruz. Biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak, halkın çoğunluğunun olduğu yerden tarafız. Bunu belirtmek isterim. Belediyenin hizmetleriyle ilgili, beğendiğimiz tarafı… Bir beğendiğim tarafı var. Necip Fazıl Kısakürek Salonu’nu çok güzel kullanıyor. Oradaki konferansları filan gerçekten 4x4’lük! Bu da artık bir strateji mi diyeyim, ne diyeyim? Böyle bir görüntü var. Bu güzel! O tarafı güzel! Domuz gribi aşısı vurdurtmuyorum. Çünkü Başbakan vurdurtmuyor. Herhalde bir bildiği vardır diye düşünüyorum.
(İlçe başkanları arasında gülüşmeler)
Halk da böyle düşünüyor. Başka da ir şey söylemeyeceğim.
Bilâl Sami Gökdemir: Evet! Sayın Tacettin Yurtsever!
Tacettin Yurtsever: Ben de domuz gribinden başlayayım. Domuz gribi aşısı ben de vurdurmuyorum. Çocuklarımı da vurdurtmuyorum. Geçen bizim çocuk getirmiş. Bütün okullarda dağıtılıyor. İşte anketler, “Çocuğunuza aşı vurduracak mısınız, vurdurmayacak mısınız?” diye! Sınıftan 1 kişi çıkmış vurduracak olan!
Bilâl Sami Gökdemir: %95’miş benim bildiğim kadarıyla…
Tacettin Yurtsever: Evet! %95 gibi büyük bir ezici çoğunlukla, domuz gribi aşısına karşılar. Ben de vurdurmayacağım. Bu şekilde cevaplamak istiyorum. İmza kampanyası… Demin de geniş geniş konuştuk bu meseleleri zaten. Yani “Kent meydanı yapacağım” deyip de, bütün kurum ve kuruluşları bir araya toplamak, orada yeni bir trafik yoğunluğuna meydan vermek, pek akıl kârı bir şey değil! Ama olabilir! Belediye binası buraya olabilir. Kaymakamlık başka tarafta olabilir. Kartepe’nin geneline yayarsak hizmet binalarını, daha mantıklı olacağı kanaatindeyim. Olabilir! Bu kampanyaya destek veririz. Burada belediye binası uygundur, yapılabilir. Belediyenin hizmetinden ziyade, Şükrü beyin, belediye başkanımın söylemlerini takdir ediyorum. Şunu belirtmek istiyorum akabinde: Bu söylemlerini icraata geçirmesini bekliyoruz. Teşekkür ederim.
Bilal Sami Gökdemir: Ben teşekkür ediyorum. (Musa Mut’a) Buyurun başkanım!
Musa Mut: Evet! Ben de yine grip aşısından başlıyorum. Grip aşısıyla ilgili, kamuoyunda bir kargaşaya neden olduğundan dolayı ben de, çoluğum-çocuğum ve ailem aşı olmadık. Olmaya da niyetimiz yok. Dışarıda da ayak üstü sohbet ettik Hasan başkanla! Her sene, işin doğrusu, kışa girerken aşı oluyorduk. Şahsen ben Tüpraş’tan emekliyim. Tüpraş’ta çalışırken biz oluyorduk. Ama ben bu sene olmayacağım. Diğer bir konu imza kampanyası… Bu kent meydanıyla ilgili tabiî ki demin, bunu açarken dedik ki; “Anket yapılsın. Birkaç alternatif sunulsun. Biz de parti olarak bunun çalışmasını yaparız. Aceleye getirmeden, çalışma yaparak, biz de bu çalışmanın içerisine girerek, katılmak istiyoruz Türkiye Partisi olarak ankete ve çalışmalara” Ben yine bir yer olarak, yani “İmza kampanyası şurası olur mu, olmaz mı?” şeklide… Ben ona katılmayacağım. Parti olarak da tabiî ki “katılmayacağım” diyorum. Belediyenin hizmetleri… Takdir ettiğimiz konular… Benim izlenimimde, okullara verilen destek, eğitime verilen destek olarak görüyorum. Diğer çalışmalar zaten yeni… Daha belki takip edeceğimiz şeyler var. Benim söyleyeceklerim bu kadar!
Bilâl Sami Gökdemir: Teşekkür ediyorum ve Sayın Atilla Yüceak!
Atilla Yüceak: Ben sondan başlayayım. Okullarla gerçekten ilgilendiğini, destek verdiğini, maddî olarak, araç-gereç olarak biliyorum, takdir ediyorum. Bir ülkede Başbakan eğer kalkar derse ki; “Ben aşı olmayacağım” İşte bütün ilçe başkanları da olmuyor yani. Başka bir şey de beklenmezdi.
Taner Karagül: “Bir bildiği var” diyoruz.
Atilla Yüceak: Tabiî ki yani!
Bilâl Sami Gökdemir: En azından bu konuda bir mutabakat sağlandı.
Atilla Yüceak: Aşılar elimizde patladı. Ne kadar milyon dolar verildi, biliniyor. Gerçek bu! Kamuoyunun önemli bir kısmı ne çocuğuna, ne kendisine, ne ailesine şu anda zorunlu olanların dışında kimse aşı yaptırmıyor. Biz de yaptırmayacağız. Kent meydanıyla ilgili değil, sizin sorduğunuz.
Bilâl Sami Gökdemir: Belediye binasıyla ilgili…
Atilla Yüceak: Hizmet binasıyla ilgili değil mi? Hizmet binasıyla ilgili olan çalışmaya elbetteki, ben daha önce de söylemiştim, o konuda destek olacağız.
Bilâl Sami Gökdemir: Teşekkür ediyorum.
Atilla Yüceak: Ben teşekkür ederim.
Bilâl Sami Gökdemir: Hepinize çok teşekkür ediyorum. “Büyük Buluşma” dedik ama dediğimiz kadar da oldu herhalde! Tekrar teşekkür ediyorum.
İlçe başkanları: Bizler teşekkür ediyoruz.
Bilâl Sami Gökdemir: Aslında konuşulacak çok şey vardı. Ama vakit sınırlı. 2 saat dedik, doldu. Hatta biraz da aştık. “Kürt meselesi” tarzında, aslında bir sürü konu vardı ama özellikle Kartepe’yi ilk aşamada masaya yatırdık. Bundan sonraki toplantılarda inşallah biz bunun devamını getiririz. Sizin katılımlarınızı da bekleriz inşallah! (Hasan Kandaz’a) Nasıl?
Hasan Kandaz: Kürt açılımı değil, demokratik açılım.
Bilâl Sami Gökdemir: Pardon, “demokratik açılım” diyelim.
Atilla Yüceak: Ama çok değişti. Fark etmiyor yani.
Harun Güneş: “Kürt açılımı” olarak başladı. Çok değişti adı. “Kürt açılımı” olarak başladı, “demokratik açılım” Milliyet…
Tacettin Yurtsever: Millî berberlik…
Harun Güneş: Evet! Ne yapalım?
Bilâl Sami Gökdemir: “Açılım” diyelim o zaman. “Açılım” ortak paydasında buluşalım.
Hasan Kandaz: Herkese sordunuz, belediyenin beğendiniz faaliyetini. Ona cevap vermedim ben.
Bilâl Sami Gökdemir: Sizden takdir etmediğiniz yanını istedik. Çapraz soru yaptık başkanım!
Atilla Yüceak: Bizim beğendiklerimiz…
Bilâl Sami Gökdemir: Peki! Ben tekrar çok teşekkür ediyorum. Kartepe Gazetesi’nin öncülüğünde hazırlanan, www.kartepeilcesi.com, www.kartepemizcom ve www.haber262.com’un ortak yayına vereceği bu programı, umarım beğeniyle takip etmişsinizdir. Tekrar teşekkür ediyorum. İyi akşamlar!